Şemsiye kuşunu, bu makaleyi okuyan binlerce insan arasından belki yalnızca bir kişi görmüştür. Yaradan Allah, şemsiye kuşunu öyle yaratmıştır ki; görünüşü, yaşam biçimi ve nadirliğiyle doğanın ne kadar kusursuz ve hikmetli olduğunu insana hatırlatır. Şemsiye kuşlarının kafasının üstünde, şemsiyeye benzeyen ve hemen fark edilen bir çıkıntı vardır; zaten isimlerini de buradan alırlar. Boğazlarında ise gerektiğinde şişirebildikleri bir kese bulunur ve bunu genelde ses çıkarırken ya da çiftleşme döneminde kullanırlar. Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında yaşayan bu iri ötücü kuşların sayısı, ormanların yok edilmesiyle birlikte ne yazık ki giderek azalmaktadır.
Dikkat çekici görünümüyle tanınan şemsiye kuşu, Orta ve Güney Amerika’nın tropikal yağmur ormanlarında yaşamını sürdüren büyük bir kuş türüdür. Yoğun orman örtüsünü ve nemli iklimi seven bu kuş, genellikle doğal ve bozulmamış ekosistemlerde görülür.
Şemsiye kuşlarının kafasının üstündeki büyük ibik hemen göze çarpar. Çiftleşme döneminde erkekler bu ibiği iyice açar, neredeyse kafaları kaybolur ve dişilerin dikkatini çekmek için boğuk, homurtu gibi sesler çıkarırlar. Bu kuşların üç türü vardır ve boyları birbirine çok yakındır. Çoğu siyah tüylüdür ama her türün kendine özgü bir görünümü vardır. Uzun gerdanlı türün boğazındaki gerdan 30 santimi geçecek kadar uzayabilir. Amazon şemsiye kuşunun erkekleri en iri olanlardır. Çıplak boyunlu şemsiye kuşu ise boğazındaki kırmızımsı, tüysüz bölge ve küçük kırmızı gerdanı sayesinde kolayca tanınır.
Dağılım ve Yaşam Alanları
Şemsiye kuşu, Orta ve Güney Amerika’nın daha sıcak bölgelerinde yaşar ve zamanının çoğunu ağaçların en üst kısımlarında, dallar arasında gezerek geçirir. Yılın büyük bölümünde düz alanlarda ve dağların eteklerinde görülür. Ama çiftleşme zamanı gelince biraz daha yukarılara çıkar. Eş bulmak için “lek” denen gruplar hâlinde dağlık bölgelere giderler. Bu yerler genellikle 800 ile 2000 metre arasındaki sisli ormanlardır. Şemsiye kuşu uzak mesafelere göç etmek yerine, dağlarda aşağı yukarı hareket ettiği için rakıma göre göç eden kuşlar arasında yer alır.

Şemsiye kuşları ne yerler?
Şemsiye kuşları yiyecek konusunda pek seçici değildirler. Genelde ağaçların tepesinde dolaşır; meyve buldu mu yer ama böcek, örümcek hatta bazen küçük kurbağaları ve kuşları da yer. Dallara tutunmasını sağlayan güçlü ayakları vardır. Uzun ve siyah gagası karganın gagasına benzer; bu sayede hem meyve toplaması hem de uçan böcekleri yakalaması kolaydır. Yediği meyvelerin çekirdeklerini etrafa saçtığı için, ormanın kendini yenilemesine de farkında olmadan katkı sağlar.
İnsanlarla İlişkileri
Şemsiye kuşlarını üreme dönemi dışında görmek oldukça zordur. Alçak bölgelerde bulunsa bile kolay kolay fark edilmez. Şemsiye kuşlarının sayısının hızla azalmasının en büyük nedeni ise zamanlarının çoğunu geçirdikleri alçak rakımlı ormanların yok edilmesidir. Bu doğal alanlar çoğu zaman kesilerek ananas ve muz tarlalarına dönüştürülmektedir.
İlginç Bilgiler
Şemsiye kuşunun varlığı ilk kez 1800’lü yıllarda, Charles Darwin’in yol arkadaşı olan Sir Alfred Wallace’ın Güney Amerika’ya yaptığı keşif gezileri sırasında kayıt altına alınmıştır.
Şemsiye kuşunun boğazında bulunan kese, çiftleşme döneminde özellikle erkeklerde şişer. Bunun sebebinin, çıkardıkları sesleri daha güçlü hale getirmek olduğu düşünülür. Hatta bu seslerin, uzaktan duyulduğunda su aygırını andıran yankılı bir tona sahip olduğu söylenir. Boğazdaki bu gerdan, üç şemsiye kuşu türü arasında en çok fark gösteren özelliklerden biridir. Uzun gerdanlı şemsiye kuşunun boğazında uzun ve siyah bir gerdan bulunur. Amazon şemsiye kuşunun gerdanı daha kısayken, çıplak boyunlu şemsiye kuşunun gerdanı kırmızı renklidir ve diğerlerine göre oldukça küçüktür.
